ÇALIŞANA ÖZEL :Çalışan Ücretleri Yasal Olarak Ne Kadar Geç Ödenebilir?

İşin zamanında ve iyi niyet içerisinde yürütülmesi işveren için ne kadar önemliyse, ücretin zamanında ve eksiksiz olarak ödenmesi de işçi için o kadar önemli.

ÇALIŞANA ÖZEL :Çalışan Ücretleri Yasal Olarak Ne Kadar Geç Ödenebilir?

İşin zamanında ve iyi niyet içerisinde yürütülmesi işveren için ne kadar önemliyse, ücretin zamanında ve eksiksiz olarak ödenmesi de işçi için o kadar önemli. Profesyonel hayatta bu davranışları düzenleyen işçi ve işverenin kendisinden çok, iş mevzuatı.  

İş Kanunu’na Göre Ücretin Ödenme Süresi Nedir?

Ücretin ne zaman ve ne kadar geç ödeneceği, İş Kanunu ve Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümlerinde belirtiliyor. Ücret 4857 sayılı iş kanunun 32.maddesinde “bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır” şeklinde tanımlanmış ve aynı maddenin 5.fıkrasında ücretin ödeme zamanı ile ilgili “Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.” hükmü ile ödeme zamanı konusuna açıklık getiriliyor.Bir başka değişle İş Kanunu’nun bu maddesinde işçinin ücretinin ödenme zamanı değil,çalışana ödenecek ücretlerin bir aylık zaman dilimini geçemeyeceği ve bu bir aylık sürede ücretin ödenmesi gerektiği hüküm altına alınıyor.

Yine ücretlerin ne zaman ödeneceği 6098 sayılı Borçlar kanununun 406. maddesinde ”Aksine adet olmadıkça, işçiye ücreti her ayın sonunda ödenir. Ancak hizmet sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle daha kısa ödeme süreleri belirlenebilir. “ şeklinde açıklanmış.

Peki, Ücretler Ne Zaman Ödenmelidir?

Bu durum sözleşmelerde ayın herhangi bir günü ücret ödeme zamanıdır olarak belirlenebiliyor. Fakat ücretin en fazla bir aylık çalışmanın karşılığı olması gerektiği için ücretin ödenme aralığı bir aylık süreyi aşmaması gerekiyor. İş Sözleşmelerinde ücret ödeme zamanına ilişkin bir tarih belirlendiyse, ücretlerin bu belirtilen tarihte ödenmesi gerekiyor.

Sözleşmelerde ücret ödeme zamanının belirtilmediği veya düzenlenen bir iş sözleşmesi bulunmadığı durumda ise, ücret çalışılan ayın son günü ya da en geç takip eden ayın ilk iş günü ödenmeli. Borçlar Kanununda ücret ödeme zamanı, aksine bir hüküm bulunmadıkça her ayın sonu olarak belirlenmiş. Yani işçi ücretleri çalışılan ayın son günü ya da en geç takip eden ayın ilk günü ödenmesi gerekiyor.

Ücretin Zamanında Ödenmemesi Halinde Durum Ne ?

Ücreti zamanında ödenmeyen işçiye, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-e maddesinde haklı nedenle fesih imkânı verilmiş.

4857 sayılı iş kanunun 24 üncü maddesinin (II)  numaralı (e) bendinde “İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse” bu kanun maddesi gerekçe göstererek işçinin iş akdini sona erdirmesi mümkündür dyor. Bu durumda sözleşmeyi işçi kendisi feshetmiş olsa da kıdem tazminatı hakkını alabiliyor.

İşçinin ücretinin belirlenen günde ödenmemesi, ücret ödeme gününün geçmesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshetmesi için yeterli bir neden. Fakat bu hakkını kullanılırken “dürüst davranma ilkesi” gereği hakkın kötüye kullanılmaması gerekiyor. Bu nedenle ; uzun süre çalışılan bir iş yerinde ücretleri daima gününde ödenen işçinin, ödenme gününün geçmesi nedeni ile ödeme gününden sonraki gün iş akdini haklı nedenle feshetmesi iş ahlakı kurallarına aykırı bir davranış kabul ediliyor.

Bunun yanı sıra; 4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesinde “Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir” hükmü var. Yani çalışan, ücretin gününde ödenmemesinden dolayı iş görme borcundan kaçınma hakkını kullanabiliyor. Ya da sözleşmede belirtilen tarihte ödenmemesinden dolayı İş Kanununun 24/II-e maddesi gereği haklı nedenle derhal fesih hakkını kullanabiliyor.

Ücretleri, belirlenen ücret ödeme gününden 20 günden fazla geciktirilen çalışanlar, bireysel veya toplu olarak iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabiliyor. Eylemin işe gitmeyerek değil, işi yapmayarak uygulanması gerekiyor.Böyle bir durumda da çalışan işten çıkartılamayacağı gibi yerine yeni biri de alınamıyor.

Kanunda yer alan “mücbir neden” ifadesi; önlenemeyen dışsal etkiler ve “ 20 günlük” sürede iyi niyetli işverenin geçici olarak ödeme zorluğuna düştüğü durumları kapsıyor. Ödeme zorluğuna düştüğü varsayılarak belirlenmiş 20 günlük sürede işçilerin işi bırakmaları önlenmeye çalışılıyor. Yasa, çalışan için ise 20 günlük süreyi iş görmekten kaçınma hakkını kullanmaya başlaması için tanımış. Bu süre geçtikten sonra işçinin çalışmaya zorlanması, Anayasanın 18.maddesindeki “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.” ifadelerine aykırılık teşkil ediyor. Ücreti ödenmeyen işçi iş görme borcundan kaçınabileceği gibi haklı feshe de başvurabiliyor. İki düzenleme de çalışana verilmiş seçimlik hak ve kesinlikle birlikte uygulanamıyor.







BENZER İÇERİKLER