Karşılıklı Anlaşma (İkale Sözleşmesi) Yolu ile Fesih Nedir?

İkale, tarafların daha önce kurdukları bir hukuksal ilişkiyi, başka bir hukuksal işlemle ortadan kaldırmaları anlamını taşır ya da daha önce yapılmış olan bir sözleşmenin, tarafların karşılıklı anlaşmaları ile yeni bir sözleşme yapılması suretiyle bozularak ortadan kaldırılmasına ikale denir.

İş hukuku açısından da, iş sözleşmesi taraflarının ortak iradeleri ile bu sözleşmeyi sona erdirmek üzere anlaşarak yaptıkları sözleşme ikale sözleşmesidir. İş Kanununda bu fesih türü yer almasa da, taraflardan birinin karşı tarafa ilettiği iş sözleşmesinin karşılıklı feshine dair sözleşme yapılmasını içeren bir açıklamanın (icap) ardından diğer tarafın da bunu kabulü ile bozma sözleşmesi (ikale) kurulmuş olur" denilmektedir.

İkale sözleşmesi kurulurken, iş mevzuatında herhangi özel bir düzenleme bulunmadığı için Borçlar Kanunundaki sözleşmelerle ilgili genel hükümlerin ikale sözleşmeleri için de geçerli olacağı kabul edilmelidir. Öncelikle ikale sözleşmesi taraflarının hukuki muamele ehliyeti bulunmalıdır. Çocuk veya genç bir işçi ile yapılan iş sözleşmesi ikale sözleşmesi sona erdirilecekse ve işçi 18 yaşından küçükse, ikale sözleşmesinin velisi ile yapılması gerekecektir. Daha önce de değinildiği gibi ikale sözleşmelerinde tarafların karşılıklı sona erdirme iradeleri açıkça ortaya konmalıdır. Taraflardan birisinin ikale sözleşmesi kurulması yönündeki icabı karşı tarafın kabulü olmadan bir sonuç doğurmaz. Bu icap karşı tarafça fesih bildirimi olarak değerlendirilemez.

İş sözleşmesinin ikale sözleşmesi ile sona erdirilmesinde iş sözleşmesinin türü önem taşımaz. Belirli süreli iş sözleşmesi süresi dolmadan önce, belirsiz süreli iş sözleşmesi de istendiği zaman ikale sözleşmesi ile sonlandırılabilir. Ancak iş sözleşmesi başka bir yolla sona ermişse, artık ikale sözleşmesi yapılmasından söz edilemeyecektir. İkale sözleşmesinin kurulabilmesi için sona erdirilecek bir iş sözleşmesinin var olması ve bu iş sözleşmesine bağlı borç ilişkisinin de sona ermemiş olması gerekir. Ayrıca elbette icap ve kabulün açıkça görünmesi, sözleşmenin konusunun anlaşılması gerekir.

İkale sözleşmesi tarafların anlaşmasıyla, sözleşmelerin sona erdirilmesi amacıyla yapılan bir sözleşmedir. Çalışma mevzuatımızda bu konuda bir düzenleme bulunmamaktadır. Genel hükümlerde de çok açık bir düzenleme yoktur. Ancak çalışma hayatının dinamik gelişimine bağlı olarak ikale sözleşmelerinin son zamanlarda bilhassa iş güvencesi ile düzenlemelerden sonra sıkça karşımıza çıktığı görülmektedir. Uygulamanın belirlenmesinde yargı kararları yol gösterici olmaktadır. İş hukukunun ortaya çıkışı ve gelişiminin başlıca amacı işçinin korunmasıdır. İş sözleşmelerinin sona ermesi ise bu korumanın en önemli kısmıdır. İkale sözleşmelerinin tamamen sözleşme özgürlüğü kapsamında değerlendirilerek sadece tarafların iradesine bırakılması sakıncalı olabilmektedir. Çünkü İkale sözleşmelerinin, işçilerin mevzuattan doğan haklarından ve özellikle iş güvencesinden yararlanmalarını önlemek amacıyla kullanılması ihtimali vardır. Yargıtay konu üzerinde titizlikle durmakta ve genel esaslar dışında ikale sözleşmesinin geçerli sayılabilmesi için makul yarar kriterini esas almakta ve her somut olayın özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini çeşitli kararlarında belirtmektedir.

İkale sözleşmelerinin geçerli sayılmasında, taraf iradelerinin açıkça anlaşılabilir olması, mevzuattan doğan hakların karşılığı olarak ödeme yapılmasının hatta hakların karşılığından fazla ödeme yapılmasının kararlaştırılmış olması önemli hususlardır. İşverenin işçinin haklarını vermeme niyetinin olup-olmaması, işçinin iradesinin, sakatlanmış bulunup-bulunmadığı değerlendirilmesi, gereken temel hususlardır. Bunun dışında işyeri ortamı, işyeri gelenekleri, tarafların özel durumları gibi faktörler de gerekirse değerlendirilmelidir. İkale sözleşmelerinin geçerliliği değerlendirilirken temel düşünce işçinin bu sözleşmeyle zarara uğratılmasının engellenmesidir. İşverenin işçiye iyiniyetli davrandığı, baskı yapmadığı, yeterli ölçüde bilgilendirdiği, karar vermesi için zaman tanıdığı anlaşılabiliyor ise, işçinin herhangi İş Sözleşmesinin İkale Sözleşmesi İle Sona Ermesi bir zararı yoksa ve makul yararı varsa, ikale sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilmelidir. 





BENZER İÇERİKLER