İşçinin İşi Kendisinin Yapma Borcu Ne Demektir?

4857 sayılı yasada tanımı net olarak yapılmamış olan işçinin borçlarından en önemlisi Borçlar Kanunun 320/1 de açıklanmıştır. Buna göre işçiye işi kendisinin yapması borcu yüklenmiştir. Bu esas özellikle işçinin bütün zamanını işverenin emrine hazır bulundurduğu iş sözleşmelerinde istisnasız uygulanmalıdır. Ancak yine de işçinin işi kendisinin yapması esası tamamlayıcı bir kuraldır. Bazı hal ve durumlarda işçi işini kendisi yapmak zorunda tutulamaz.

İşçinin yapacağı iş her şeyden önce iş sözleşmesine dayanarak saptanmaktadır. Bu konudaki anlaşmalar açık olabileceği gibi , bir anlaşma bulunmadığı takdirde ve ölçüde işveren yapılacak işi yönetim hakkına dayanarak vereceği talimatlarla belirleyebilir. İşçinin yapacağı iş belirlendikten sonra ise, tek yanlı olarak değiştirilemeyeceği özellikle 4857 sayılı iş yasası ile de hükme bağlanmıştır. 4857 sayılı yasanın 22.maddesine göre ” İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21.inci madde hükümlerine göre dava açabilir. Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz .” denmektedir.

  Buna göre işçi kendi işi dışında kalan işleri, kendisi istemedikçe yerine getirmek zorunda da değildir. Ancak, sözleşmede belirtilmiş işe bir süre için ihtiyacı yoksa işçi, verilecek başka bir işi yapmakla yükümlüdür. Burada işin türü de ayrıca önem kazanmaktadır. Birbirini takip eden ya da aynı işin uzantısı gibi görülen işlerde bu durum yoruma açıktır.

 İşçinin yerine getirmek zorunda olduğu işin türü ve ayrıntıları genel olarak bireysel iş sözleşmeleri ile toplu iş sözleşmeleri ve işyeri iç yönetmeliklerinde açık olarak gösterilir. Bu sebepledir ki; işçinin iş görme borcunun kapsamı tespit edilirken söz konusu düzenlemeler göz önünde tutulur. Şayet hizmet ilişkisinde yapılacak işin türü ve ayrıntıları bu şekilde tayin edilmemişse işveren yapılacak işin türünü ve ayrıntılarını yönetim hakkına dayanarak tek taraflı tespit edebilir.

Kural olarak bir işçiden işgücünün tamamını bir işverene bağlı tutması beklenemez. İşçi işverene bağlı olduğu çalışma saatleri dışında başka bir işverene bağlı olarak çalışabilir ama bunun sınırını ya da şartlarını taraflar aralarındaki sözleşmeye dayanarak belirleyebilirler. İşçi çalışma saatleri içinde işgücünü işverenin sevk ve idaresine amade tuttuğundan bu zamana rastlayan anlarda başka bir işte çalışması mümkün değildir. Aksi takdirde işveren hizmet sözleşmesini haklı nedenle feshetme yetkisini kazanmış olur.
 





BENZER İÇERİKLER