İşçinin İşvereni İle Rekabet Etmeme Yükümlülüğü Varmıdır?

İşçinin bu yükümlülüğü çalışırken ve işten ayrıldıktan sonra olmak üzere iki şekilde kendini gösterir. İş mevzuatında hizmet sözleşmesinin başladığı ve sona erdiği dönem içinde işçinin rekabet etmeme borcuna ilişkin olarak doğrudan açık bir hüküm bulunmamaktadır. Sadece Yeni İş Kanunu madde 25 hükmünde yer alan işçinin sır saklama borcuna rekabet etmeme yükümlülüğünü de dahil edebileceğimiz geniş bir yorum yapılması mümkündür.

İşçinin mesai saatleri dışında diğer bir deyişle işi görüldüğü esnada olmayan kendi nam ve hesabına iş yapması sadakat borcuna uygun iken bu faaliyetlerin işveren ile rekabet edecek düzeyde gerçekleştirilmesi rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırılık teşkil edecektir.

Bununla birlikte rekabet etmeme yükümlülüğünün kapsamına, işçinin kendi işvereni ile rekabet edebileceği bir iş yapmaması, rakip bir kuruluşta çalışmaması ve ortak olmaması bunların yanında her ne sıfatla olursa olsun rakip bir kuruluşla ilgisi olmaması da girmektedir. Genel olarak hizmet akitlerinde tüm bu şartlar maddeler halinde ayrıntılı olarak düzenlenir.

Rekabet etmeme yükümlülüğü Yeni İş Kanunu hükümleri haricinde başkaca kanunlarla da düzenlenmiş ve bu kapsamda yasaklamalar getirilmiştir. Buna örnek olarak; Ticari Mümessilin rekabet etmeme borcu, Türk Ticaret Kanununa göre kolektif ortağın, komandite ortağın, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin de şirketle rekabet etmeme yasakları mevcuttur.

İş sözleşmesinin bitiminden sonra işçi ve işveren arasında rekabet yasağı sözleşmesi yapılabilir. Hizmet akdinin sona ermesinden sonra işçinin işverene karşı rekabet etmeme borcu ancak tarafların serbest iradeleri ile yazılı olarak anlaşmaları sonucu mümkün bulunmaktadır. Hizmet akdinin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet etmeme yasağı getiren bu tür sözleşmelere ilişkin hükümler 818 sayılı Borçlar Kanununun “Rekabet Memnuniyeti” başlıklı 348-352. maddelerindeki düzenlemelere tabidirler.





BENZER İÇERİKLER