İşverenin Ücret Ödeme Borcu Ne Demektir?

İş sözleşmesinin asli unsurunu teşkil eden ücret, işverenin yasal anlamda en temel borcunu oluşturur.

 Ücret Sistemleri

 İş Kanunu çeşitli sistemlerden söz eder. Bunlar; zaman, parça başı, götürü, primli, yüzde usulü ile hesaplanan ücret çeşitleridir. Bunları kısaca inceleyelim:

Zaman Ücreti: Bu ücret, saptanan ücret tutarının belirli bir zaman birimi ile çarpılması sonucu ortaya çıkar. Zaman birimi saat, hafta veya ay olabilir.

Parça başı Ücret: İşçiye, üretilen mal miktarına göre verilen ücrettir. Parça başı ücret; her parça için saptanan para biriminin, üretilen parça miktarıyla çarpımı sonucu ortaya çıkar. Parça başına ücretin çeşitli yararlarının yanı sıra, sakıncalarını da göz önünde tutmak gerekir. Özellikle işçi, kararlaştırılan süre içinde yaptığı parça miktarına göre para alacağından; süratli bir çalışma temposu içinde gerekli dikkati göstermeyebilir. Çok yorulup, dikkati de dağılacağından; iş kazası ve meslek hastalıkları riski daha da artabilir. Ayrıca işçinin kazancı üreteceği parça miktarına bağlı olduğundan, çalışma süresi içinde yeterli iş verilmesi de gerekir. Bu durumda İş Kanunu, ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da, işveren tarafından işçiye, yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkının zaman esasına göre ödenerek, işçinin eksik aldığı ücretin telafi edilmesini öngörmektedir.

Yüzde Usulü Ücret: Burada işçinin ücreti, servis yaptığı müşteri tarafından ödenir. Özellikle otel, lokanta, kıraathane, gazino, klüp ve benzeri yerlerde çalışan işçilerin durumu böyledir. Hesap pusulalarına yüzde olarak bir miktar eklenir ve müşteri bunu ödemek zorundadır. Toplanan bu yüzdeler, belirli bir esas dâhilinde kaydedildikten sonra, yine saptanan oran dâhilinde işçilere dağıtılır. Bu esas Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanan “Yüzdelerde Toplanan Paraların İşçilere Dağıtılması Hakkında Yönetmelik” düzenlenmiştir. Ancak, bu şekilde çalışan işçinin gündeliği, asgari ücretin altında kalırsa, bu durumda aradaki fark doğrudan doğruya işverence tamamlanır.

Hesap pusulasına eklenen yüzdelerin, müşteri tarafından ödenmesi zorunluluğuna karşılık; bahşişler, müşterilerin isteğine bağlı belirsiz ödemelerdir. Bununla beraber, bahşişlerin de bir elde toplanarak, çalışanlara belirli oranda dağıtılması gerekir. Paraların hak sahibi işçilere hangi esasa göre dağıtılacağı hizmet akitleri yahut toplu iş sözleşmeleri ile saptanır.

Primli Ücret: İşçinin çalışma gücünü arttırmak bir bakıma teşvik etmek amacıyla işyerlerinde primli ücret uygulanır. Ücrete ek olarak verilen primin çeşitli şekilleri mevcuttur. Nitekim yapılan işin miktarına, kalitesine göre ödenebileceği gibi; malzeme tasarrufuna ya da makine aletlerin iyi şekilde korunmasına da prim verilebilir. Söz konusu primin ücretin bir unsurunu teşkil etmesi, ancak devamlı uygulama olanağı bulunmasına bağlıdır.

Komisyon Ücreti: Özellikle ticari işletmelerin bazılarında işçiye komisyon ücreti ödenir. Komisyon ücreti, işçinin sattığı mal miktarına göre sabit veya yüzdeli hisse olarak hesaplanır. Komisyon ücreti yapılan iş hacmine bağlı olarak hesaplanır. Komisyon ücreti yapılan iş hacmine bağlı olup, işletme kar veya zararı ile ilgili değildir. Bu husus, komisyon ücretini, kardan pay alma sisteminden açık şekilde ayırmaktadır.

Kardan Pay Alma: İşçileri işletmeye bağlamak ve daha verimli çalışmalarını sağlamak amacıyla, ücret eklentisi olarak işletmenin karından bir pay verilebilir. Borçlar Kanununun 323. maddesinin 2. fıkrası, kardan pay almayı akde bağlı bir ücret olarak düzenlenmiştir. Bununla beraber ücretin sadece kardan pay alma şeklinde kararlaştırılarak ödemenin bilanço dönemine bağlanması olanaksızdır. 





BENZER İÇERİKLER