Ücreti Koruyucu Hükümler Nelerdir?

Ücret, işçilerin büyük çoğunluğu için tek geçim alanıdır. Bu yüzden yasa koyucu ücret üzerinde önlemler almıştır. İşçinin başlıca geçim kaynağı olan ücret, bir yandan eline geçecek asgari miktar bakımından; diğer yandan da, kısmen, işverene, üçüncü kişilere ve kendisine karşı korunmuş bulunmaktadır.

Ücretin haciz, temlik ve takası: İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez Ancak, işçi aile üyelerinden birine nafaka ödemek zorunda ise, ücret alacağının dörtte birinden fazlası için de haciz konabilir (Medeni Kanun m.313). Bununla beraber, işçinin bakmakla yükümlü bulunduğu aile üyeleri için hâkim tarafından takdir edilecek miktar, haciz edilemeyecek kısma eklenebilir. Ücretin, yine dörtte birinden fazlası devir ve temlik edilemez. Böylece, işçinin hak ettiği veya edeceği ücretin, daha eline geçmeden üçüncü kişilere devri önlenmiştir. Bu temlik yasağı sadece işçinin ücret niteliğindeki alacaklarını kapsar. Örneğin, tazminat şeklindeki diğer parasal alacakları bu sınırın dışındadır. Diğer yandan; işçi ücretini, işverene olan bir borcu nedeniyle ancak belirli koşullar altında takas edebilir. Şöyle ki; ücretin, işçi ve ailesi için gerekli olan bölümü işverenin alacağına karşılık takas edilemez (BK.m.132/2, 333/1). Buna karşın işçi, işverene kasten zarar vermişse, ücretin haciz edilemeyen miktarına kadar takas olanağı bulunmaktadır.

 Ücretin İmtiyazlı Alacak Niteliği: İşverenin iflası halinde işçinin alacakları özel olarak korunmuştur (İİK.m.206-207). İflas halinde imtiyazlı alacaklılar sırasında işçi ücretlerine öncelik tanınmıştır. İcra iflas Kanununda iflas halinde imtiyazlı alacaklar için işçiye tanınan öncelik, haciz halinde de söz konusudur (İİK.m.140). Diğer yandan İş Kanununun 29/4 maddesinde; “... İşverenin üçüncü kişiye karşı olan borçlarından dolayı işyerinde bulunan tesisat, malzeme, ham, yarı işlenmiş veya tam işlenmiş mallar ve başka kıymetler üzerinde yapılacak haciz ve icra takibi, bu işyerinde çalışan işçilerin... Üç aylık dönem içindeki ücret alacaklarını karşılayacak kısmı ayrıldıktan sonra kalan kısım üzerinden hüküm ifade eder.” şeklinde yer alan hükümle, işçilerin daha etkin korunması yoluna gidilmiştir. Hemen belirtelim ki; üç aylık ücret alacağına ilişkin süre, icra kararının alındığı tarihten önceki dönemi kapsar. İcra İflas Kanununda ayrıca, olağanüstü hallerde, Bakanlar Kurulu tarafından borç ödeme süreleri uzatıldığında; bu süreler işverenin ücret borçlarına uygulanmaz. Bir başka deyiş ile, işçi ücretini her zaman, uzatılan süreye rağmen talep edebilecektir.

İşçinin Kanuni İpotek Hakkı: İşçi ücretinin korunmasına ilişkin bir düzenleme de Medeni Kanunda yer almıştır. Sadece, yapı işlerinde çalışan işçilerin ücret alacakları için, üzerinde çalıştıkları gayrimenkul üzerinde kanuni ipotek hakları bulunmaktadır (MK.m.807).

      Özetle;

- Ücretin parayla verilme zorunluluğu vardır. Bu nedenle işverenin işçiye aylık çalışması karşılığında başkaca değerler ileri sürmesi geçersizdir.

- Ücretin takas edilmezliği mevcuttur. İşçiye ücreti karşılığında takas teklif edilemez.

- Ücretin bir bölümünün alıkonulmazlığı vardır.

- Ücret kesintisi cezası belli bir miktardan çok olamaz.( 2 günlük ücret )

- Kamu kuruluşlarında müteahhit paraları ödenmeden önce işçi ücretlerini ödenmesi gerekir.  

- Ücretten indirim yapılamaz. Sair gerekçeler ileri sürülerek tek taraflı olarak, işçinin rızası alınmadan ücreti azaltılamaz. 

- Ücretin bir bölümünün haciz edilmezliği mevcuttur.Tüm haciz işlemlerinde bu kural uygulanır. Ücretin 1 / 4 ‘ ünden fazlası haczedilemez.

- Ücretin iflas ve haciz deki üstün durumu mevcuttur. İşverenin iflası yada buna bağlı işyerine uygulanan haciz işlemlerinde işçi ücretleri birinci sıradadır. 





BENZER İÇERİKLER