Asıl İşveren - Alt İşveren İlişkisi Nasıl Kurulur?

İşletmeler teknolojinin gelişmesi ve sanayileşmenin sonucunda, daha kaliteli ve seri üretim yapabilmek amacıyla ilgi alanlarını belirli noktalarda yoğunlaştırmışlar ve alanlarında uzmanlaşmaya gitmişlerdir. Bu nedenledir ki, daha ekonomik olması ve uzmanlaşmanın zorunlu kılması nedeniyle alanlarının dışında kalan işlerin yapımını başka işverenlere yaptırma yoluna gitmektedirler.

    Uygulamada asıl işveren ve alt işveren arasında kurulan hukuki ilişkinin zemini, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355 ve 371’inci maddeleri arasında düzenlenen    “istisna akdi” hükmüne göre yapılan sözleşmeler oluşturmaktadır. Bu sözleşmelere uygulamada, “İşçilik Sözleşmesi”, “Sosyal ve İdari Hizmetler Sözleşmesi”, “Müteahhitlik Sözleşmesi”, “Hizmet Taahhüt Sözleşmesi”, “Taşeronluk Sözleşmesi” veya “Yüklenici Sözleşmesi” gibi isimler verilmektedir.

    Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.

     4857 Sayılı İş Kanunu’nun yine 2’nci maddesinin 1’nci fıkrasında; işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren denileceği belirtilmektedir. Buna göre; asıl işveren ve alt işveren, gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi veya tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar da olabilecektir. Kanun koyucu, 2’nci maddenin 6’ncı ve 7’nci fıkralarında asıl işveren - alt işveren ilişkisi ile ilgili olarak tarafların sorumluluklarına ve bu ilişkide kamu düzeninden kaynaklanan yasaklayıcı düzenlemelere yer vermektedir.

     Buna göre, alt işveren söz edebilmek için belirli bir işin işvereninden bu işin sadece bir bölümünde ya da eklentilerinde iş alınmış olması ve alt işverenin işçilerini münhasıran o işlerinde ve eklentilerinde çalıştırması gerekmektedir. Şayet işin tamamı bir başkasına verilmiş veya iş sahibinin o işte bizzat kendi işçilerini de çalıştırması söz konusu değil ise, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığından ve bunun sonucu olarak da iş sahibinin sorumluluğundan söz edilemez. Çünkü iş sahibi, belirli bir işin bir bölümünü başkasına verip, diğer bölümünü kendi çalıştırdığı işçilerle bizzat yapan asıl işveren durumunda değildir.





BENZER İÇERİKLER