Müteahhit Kimdir?

            Bir işveren, diğer bir işverenle yaptığı bir sözleşme ile, kendi işçilerini diğer işverenin işyerinde veya eklentilerinde çalıştırdığı durumlar ülkemizde çoklukla inşaat, nakliye ve işletme işyerlerinde görülmektedir. Müteahhit olan kimse, ihale makamından veya asıl işverenden almış olduğu işleri kendi işçileriyle yaparak, asıl iş sahibine teslim eder. Uygulamada görüldüğü üzere müteahhit de, yapacağı binanın kum, çakıl, hazır beton gibi taşıma işlerini; duvar, demir bağlama, sıva gibi kaba inşaat işlerini; kapı, pencere, fayans ve boya gibi aparat işlerini başka bir işverene (alt işverene) yaptırabilir.

              Müteahhit kavramı Borçlar Kanunu ile Devlet İhale Kanunu’nda tanımını bulmaktadır. Borçlar kanunu anlamında müteahhit tanımına girmeyen kişi veya kişiler, diğer yandan Devlet İhale Kanunu anlamında müteahhit olabilirler.

            a) Borçlar Kanunu’nun 355’nci maddesinde, “İş sahibine karşı ücret karşılığında bir iş yapmayı üstlenen kişi” müteahhit olarak tanımlanmaktadır. İş sahibi ise; bir eser meydana getirmeyi başkasına tevdi eden kimsedir. İstisna akdini taraflarını oluşturan müteahhit ve eser sahibi (iş sahibi) arasında kurulan bu ilişkiye de iş sahibi – müteahhit ilişkisi denilmektedir.

              b) Devlet İhale Kanunu’nun  4’üncü maddesinde müteahhit; “Üzerine ihale yapılan istekli veya istekliler” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 53’ncü maddesi uyarınca, ihale sonucu yapılan sözleşmelerin yazılı olması zorunludur.

              Yargıtayımız vermiş olduğu bir kararında,  alt işverenin işçilerine karşı, ihale makamı veya asıl işvereni sınırlı sorumlu tutmuş; bu sınırlı sorumluluğun İş kanunu’nun 36’ncı maddesindeki şartların varlığı halinde, müteahhit veya alt işveren işçilerinin sadece  3 aylık ücretlerini kapsadığı, bunun yanı sıra ihbar ve kıdem tazminatı ile diğer işçilik haklarını kapsamadığı belirtilmiştir.

              İş kanunundaki bu düzenlemenin belirli süreli olan yani niteliği gereği süreklilik göstermeyen inşaat ve bayındırlık işlerini kapsadığı, aksine hizmet sektöründe olan ve süreklilik arz eden uygulamalarla ilgili (Kamu kurumlarındaki temizlik, güvenlik, teknik destek, enerji açma kesme, sayaç okuma işleri gibi) herhangi bir açık düzenlemeye yer vermediği görülmektedir.

              Gerek borçlar kanunu gerekse devlet ihale kanunun açısından kurulan iş sahibi / ihale makamı – müteahhit ilişkisinde, iş görme ediminin müteahhit tarafından alt işveren veya işverenlere verildiği de görülmektedir.

         Bu konuda yasal açıdan herhangi bir yasaklama bulunmamakla beraber, sözleşmede taraflar eğer isterlerse işin bir başka müteahhide veya işverene (alt işverene) devir ve temlikini öngörebilirler. Bu durumda, ihale makamının sorumluluğu yine sınırlı olmakla birlikte, müteahhidin veya müteahhitlerin sorumlulukları tarafların aralarında kurdukları ilişkinin asıl işveren – alt işveren ilişkisi olup olmamasına göre değişecektir. Bu nedenle, madde metninde, “müteahhit ve taşeronlar” ifadesi kullanılmıştır. Buradaki “müteahhit” deyimi, kamu işverenlerinden yapım ve onarım işlerini doğrudan alan kimseler için kullanılmıştır. Bunların, aldıkları işlerde işçi çalıştırıyor olması zorunlu olmadığı için “işveren” ve dolayısıyla “alt işveren” sıfatına sahip olmaları gerekli değildir. Madde metnindeki “taşeron (alt işveren)” deyimi ise, işlerini doğrudan kamu işverenlerinden almamış olmakla beraber, bunların müteahhitlere verdikleri işlerde işçi çalıştıran işverenler anlamında kullanılmıştır.

 





BENZER İÇERİKLER